Hücredeki bütün maddelerin taşınmasında ve çözünürlükte ( kan, ter, idrar ) rol oynar. Isı düzenleyicisidir, vücuttaki kimyasal olayların aracıdır. Yani besin öğelerinin sindirimi, emilimi, taşınması, metabolizması, artık zararlı maddelerin dışarı atılması, vücut ısısının denetimi, eklemlerin kayganlığı vücuttaki su sayesinde olur. Yetişkin insan vücudunun yarısından çoğu( %60-70 ) sudur. Bebeklerin vücudunun 2/3’ü sudur. Vücuttaki suyun ortalama %60’ı hücre içinde %40’ı hücre dışında sıvılarda bulunur. Hücre dışı suda damar içi su ve dokular arası su olmak üzere ikiye ayrılır. Oynaklardaki ve gözdeki sıvı, dokular arası sıvıya örnektir.

Su ve Elektrolit: Hücre içi ve dışı sıvılarda sodyum kloribikarbonat, kalsiyum,  fosfat, magnezyum, sülfat bulunmaktadır. Bunlar vücudun elektrolit dengesini sağlar. Elektrolitler vücutta organizmada dört temel fizyolojik fonksiyonla ilgilidirler.

1- Su Dağılımı: Suyun hücre içi ve dışındaki dağılımda rol oynayan temel etken elektrolit sodyumdur.
2- Ozmotik Basınç: Hücre dışı sıvının ozmotik basıncının en az yarısından sodyum sorumludur.
3- Kas sinir duyarlılığı.
4- Asit – baz dengesi ( kan Ph’ı solunum )

Su Kaybı ( dehidratasyon ) ve Su Gereksinimi Akut Dehidratasyon: Egzersizin şiddet, süre ve ortam ısısına göre terle az veya çok su kaybedebilir ve bu kayıp karşılanmazsa akut dehidratasyon meydana gelir. Bu durumda kan yoğunluğu azalır, rektal ısı yükselir, bitkinlik erken gelir, performans bozulur. Böylece akut su kaybı durumu 24 saatten daha uzun sürerse kronik dehidratasyon olur.  Egzersizden önce su içilirse dehidratasyon nispeten önlenir.

Vücutta oluşan artık maddeleri ve fazla ısıyı atmak için böbreklerden idrar, deriden ter, bağırsaklardan dışkı ve solunumla her zaman vücuttan su atılır. Normal koşullarda yetişkinler idrarla 1500cc, deriden 500cc, solunumla 300cc, bağırsaklardan 200cc olmak üzere 2,5 litre her gün su yitirilir. İnsanlar iç ısısı sabit ( homoiterm ) canlıdırlar, bu nedenle fazla ısının atılması gerekmektedir.

Su Temini: Metabolizmada 1Kcal başına 1cc su hesaplanır. Bu rakam 1 gram protein için 7cc’ye çıkar. İstemli su içme arzusu normal olarak su kaybı vücut ağırlığının %1 olduğunda görünür. Fakat su kaybı fazlalaştığında ( saatte 500cc’de kaybın %75’i susuzluk hissi ile karşılanır. ) bu sistem çalışmaz. Bu nedenle su kaybının karşılanmasında susuzluk hissine fazla güvenmemek gerekir. İhtiyaç içinde bulunan sporcuya susuzluk hissetmesine bile ihtiyacını karşılamak gerekir.

Sıcak bir ortam ve uzun süreli egzersizlerde kaybedilen su saatte 2 litrenin çok üstüne çıkabilir. Böyle durumlarda uzun egzersizlerde kısa fasılalarla saatte en çok 800cc su verilebilir.

Bir defada fazla su alınmamalıdır. Bu durumda suyun mideden boşalması gecikir ve rahatsızlık yaratır. Alınan suyun ısısı 8-12 oC arasında olmalıdır. Soğuk suyun mideden emilimi ve boşalımı çabuk olur. Suda karbonhidrat eritilerek verilirse mideden boşalımı uzar, fakat performansa yardımcı olur. Suyun kilo düşürmek ve vücut geliştirme sporu yapanların müsabaka öncesi deriyi inceltmek için idrar söktürücü ( dieüretik ) kullanmakla:

A- Böbreklerdeki havuzcukların yapışmasına neden olarak böbrek faaliyetlerine zarar verirler.

B- Aşırı su kaybıyla adaledeki su da kısmen atılacağından adalelerde küçülme ve büzülme olur.

C- Kaybedilen su ancak 24 saatte yerine konabileceğinden yarışmada performansın düşmesine ve kramplara neden olur.

D- Aerobik ve anaerobik kapasiteyi düşürür.

E- Isı kaybı bozulur.

Ballast Maddesi ( Doğa Lifi ): Ballast maddeleri kendi ağırlıklarının %100-200’ü kadar su emebilirler. Böylece sindirim fonksiyonunu sağlıklı çalıştırır. Bu nedenle kan dolaşımı artar ve kuvvetlenir. Safra asidini bağlayarak kolesterolü düşürür. Hububat, meyve ve çiğ sebzelerde bulunur.

Categories: Fizyoloji

Yorumlar